"Uyanmak için erken, ölmek için geç, kahve için tam zamanı." – Franz Kafka (kurgusal)"

Vuslat

akan sularla düştük yollara...bir deniz midir bizi bekleyen, yoksa bir göl mü?hiç biri değil belkide..kendi yataklarımızda kaybolacak sularda bitecek ömrümüz...ne acı ve büyüyecek hasretler....

yazı resim

iki küçük dereydik,
akar dururduk birbirimizden habersiz.
ben dağda soğuk berrak,
sen ovada sıcak sessiz...
ben menekşeler toplardım, mor maviş...
sen ayçiçekleri, tarlalar dolusu...
ne oldu ki bize bir tanem!
vaz mı geçtik?

'olur' deme bana sakın,
olmaz güzelim!
ben insem de dağdan ovaya
haberin olsun!
ayrı yataklarda akarız.
selam veririz sabah akşam birbirimize
'seni seviyorum' deriz,
akışımıza hasretle bakarız.
öyle uzak ki kavuşmak istediğimiz deniz
yeter mi dersin zamanımız?

biliyorum,
'hiç sanmam' olacak cevabımız
çünkü:
başaklar, buğdaylar sulanır geçtiğimiz ovada
yada,
toprak emer suyumuzu
susuz kalırız.

güneşe olan borcumuz da vardı unutma!
bir de yağmurlar yağmıyorsa eğer
ne kaldı ki geriye?
bak işte, kurudu yatağımız!...

uzaktaki deniz
bizi boşuna bekler,
bizse yağacak yağmurlara duacıyız...

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön