"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

veDA-naME

MARTI MEKTUPLARI VI - Odaları duvarsız bir ev düşlüyordum ya!

yazı resim

Bir kent yükseliyordu hani
Karalamıştım bir mektubun arka sayfasına.
“Bir gün gideceğim” diyordum ya!
Gökyüzünün beyaz bulut lekeleriyle süslendiği,
Posta kutusu olmayan,
Hiç sis çökmeyen, yeşille mavi arası bir kent.

Bir sokak büyütüyordum çizgilerimle hatırlıyor musun?
Tek katlı evlerin, usta nakkaşların ellerinden çıkmış
Bahçelerle çevrildiği,
Kapı önlerinde
İlham perilerinin dinlendiği,
Uzun ince masaların dizildiği,
İçinden geçilmeyen, içinden çıkılmayan bir sokak.

Kırmızı kiremitli bir ev düşlüyordum ya hep satır aralarında;
Hani pencereleri aya kanat açan,
Denize bulaşan;
Kapısı ladin ağacından,
Odaları duvarsız,
Perdeleri masal diyarından bir ev.

Hani “Vakit yaklaşıyor” diye yazmıştım sana,
Yapamadığım şeylerden söz etmiştim.
Demek istediğim,
Bir türlü söyleyemediğim,
En sevdiğin kitap
Biter ya!

Elveda.

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön