"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Vazgeçiş

aklımda dolanan

yazı resim

gazeldin
beyit beyit
okunan
ardı sıra dizelerde
kök salan

gazeldin
makam makam
geçmişi anımsatan
dilimdeki kuralsız gezgin

gazeldin
ağlardı son baharlar
geçimsiz kalp atışların
yankılanırdı
odan odam

gazeldin
sonbaharda savrulan
tan yelinde
sülün

sülündün
güne zerafetle uzanan
upuzun döngülere
minicik yüreğiyle yaslanan

sülündün
ve ürküttü kanatlarını rüzgâr
süzüldün sonra
yüzünü uzaklara döndün
ardında
kocaman yalnızlıklardan devşirme
günler
geceler

düşlerime akardın
kan(a) kan(a) ağlardım
ekseri uzaktın benden
sensiz gecelere dair
duvarda çentik izleri, düzensiz
ne kadar da olağandı oysa
yüzün örtüşürdü düşümle

sülündün son baharda savrulan
geçimsiz sevişgen kurbağalar imrenirdi
ay ışığıyla raksına
ve ben
ağlardım
aklımda dolanan
beter mi beter bir vazgeçiş

kokardı mevsimsel yaratımlar
doğaçlama tutkular sapağı, kaçaktı varoluşlar
ağ(a)(ı)rdı gül yaprağında gözyaşları

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön