"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Üşüyorum Hala Bir Temmuz Gününde, Güneşinde

Güneş soluk, sönük; Üşüyorum bir temmuz gününde; Yüreğim buruk, kırık; Düşüyorum bir temmuz gecesinde… Tadı yok gelen hiçbir günün,

yazı resim

Güneş soluk, sönük;
Üşüyorum bir temmuz gününde;
Yüreğim buruk, kırık;
Düşüyorum bir temmuz gecesinde…
Tadı yok gelen hiçbir günün,
Feri yok
Doğan hiçbir günün, güneşin...
Anlamıyorum ve
Anlatamıyorum; sormayın…
Ama
Biliyorum:
Kırıyorum,
Döküyorum
Kendim gibi
Sevdiklerimi ve sevenlerimi de…
Ben anlamıyorum ki anlatayım;
“ben”i kaybetmiştim; biliyorsunuz,
Kırık dökük karlı bir kış gününde
O gün, bu gün
İşte ben böyleyim
Bilemiyorum;
Size ne söyle’yim
Sanki benden bir şeyler koptu
İçimden sanki bir şeyler uçtu
Ellerim, ayaklarım
Ve ruhum, yüreğim dondu
Üşüyorum hala bir temmuz gününde, güneşinde
Düşüyorum hala bir temmuz gününde, gecesinde…

31.07.08 biradam_x
]

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön