"18 Mart'ta doğmuş olsaydım, muhtemelen 'Çanakkale Geçilmez' yerine 'Fırsat Geçmez!' derdim." - Mark Twain (kurgusal)"

Üşüyorum Anne

Bir kahbe kurşun işledi cigerime/ dudaklarımda tebessüm. Öyküm herkesce malum / ateşim düştü yüreğine. Ardımdan sen ağladın, yıldızlar ağladı. İpek saçlı bir kız ağladı için için. Niçin bu ihanet anne niçin? Son yazdığım mektup ulaştı mı eline.

yazı resim

Bir kahbe kurşun işledi cigerime/ dudaklarımda tebessüm.
Öyküm herkesce malum / ateşim düştü yüreğine.
Ardımdan sen ağladın, yıldızlar ağladı.
İpek saçlı bir kız ağladı için için.
Niçin bu ihanet anne niçin?
Son yazdığım mektup ulaştı mı eline.
Bir hafta kalmıştı terhisime.
Ağlayarak bakma anne yolladığım resmime.
Artık bu adresime yazma anne buluşmak mahşere.
Yokluğunda üşüyorum anne; ama sen üzülme.

Söyle elife o da üzülmesin.
Lif lif olan yüreğinde hayalime yer versin.
Kimseye bir şey söylemesin.
Bu anneler gününde ben yokum,
Ellerini elif öper benim yerime.

Anam, anacığım cennette ayak seslerini duyuyorum!
Sen beni düşünme ben huzur içinde uyuyorum.
İpek saçlarını alıp elime elifin,
Lime lime yüreğimde ipek bir hasret sancağı dokuyorum.

Tam da erguvan mevsiminde, bir kahbe kurşun… İşledi ciğerime.
Kırdı sevda dallarımı hoyrat rüzgâr.
Söyle ipek saçlı kız da ağlamsın, sen de ağlama…
O zaman daha çok üşürüm anne.
Kaybolurum zamanın şehla gözlerinde.
Şimdi , yıldızlara bakıyorum, elifin elif parmaklarını görüyorum.
Hiç susamıyorum , pırıl pırıl gözelerden kana kana içiyorum.
Hasret kalsa da dudaklarım ellerine.
Sakın bu ayrılığa zamansız deme anne!
Emanetim herşeyin sahibine.
Ellerini öpeceğim demi bekliyorum.
Ağlama emi anne! Sen ağlarsan üşüyorum.
Şimdilik, ellerini yıldızlardan öpüyorum,
Elveda anne...
Ankara,09.05.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön