"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

yazı resim

Sükûnetimden taşar tezkereyi almış kelimeler,

Karışır sivil hayata, ruhumu terk eder

Çözer prangalarını olur ferahnâk

Kutlu kapılardan iş’ar eyler kelimeler.

Bir yolcuyum azığım var kuru yavan,

Gölgelik altında buldum bir savan...

Bulutlar gökteyken ayan beyan,

Ben maşukun gölgesine hasretim…

Pejmürde halimle İsmini sayıklarım,

Vehimden vecibeleri ayıklar da ayıklarım.

Arınmışlığın safiyane resmini ararım,

Elime biriken her taşın altında…

Süvariler geçer tozu dumana katarak,

Esirler bezgin yürür, yalın ayak, başı çıplak.

Sızdırır namusu, ar damarında ki çatlak!

Esefa rüzgârı dolaşır dört etrafımda,

Yüsra ile yümna el yordamına dûçar kalır

Gözler bin parça, gözler kör, gözler sağır,

Yalnız yordam kaldı, yol pusulası çok ağır!

Yesrib nerede? Medine özlemimdeyken?

Şeceremi okur Münadi, telaffuzu billurdan,

An be an ismim söylenir vaktin kucağından,

Çağırılırım, yürür ayaklarım usul usuldan

O vakit hatırlarım ki, aşikâre bildiğim yollar!

Akıbetim, Ahvalim, Kehkeşanlara takılır.

Ferengis sual eder, Süheyl davudi yanıtlar.

Reca ve Havf’ın kutlu kanatlarında ümidgâh

Bir Samanuğrusu’na, tıflâne sevinçlerim karışır!

Bedia Belkıs BALCILAR

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön