"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

yazı resim

Zamanda doluvermiş, anlaşılan her zamanki gibi ayrılık vakti yaklaşmış, hem güzel hem de kötü. Neden güzel? Çünkü yeni bir şeylerle karşı karşıya kalacağız. Neden kötü? Ayrılık, acı ve kederi artırdığı için. Neticede canlı varlık olunca olayları canlı ve de kanlı düşünmemek yaşama aykırı olacaktır. Vedalar; her düşünmede hüznü akla getirir.
Duygulanmak veyahut da melankolik bir hal almak, işin gerçek boyuttan bakışının en yalın halidir. Elbette veda etmek; söylendiği gibi kolay olacak bir şey değildir, ağlamaklı ayrılıklar ve hüznü gizlice içe veren vedalaşmalar aslında sonuç itibariyle hepsi aynı kategorinin çeşitli versiyonlarıdır.
Dağın tepesinde kara bulutlara aralıksız bakarken kendini, kendini sorguya çekmişken, insan bir de hava muhalefetinden dolayı ayrılmak zorunda kalırsa, mecburen gidecektir. Lakin bu gidişin nasıl ve ne boyutta olacağı önemlidir.
Vedalar tatlı mıdır? Acı mıdır? Tartışmaya açıktır tabiî ki, fakat önemli olan vedaları tatlı olacak hale getirmektir. Kazan kaynar, yiyecek bir şeyler hazırlanır, su içilir yürek yangını iner gülümseyerek ayrılınır ve akıllarda tatlı bir tebessüm kalır.
Veda edeceksek, bizim vedamız diğerleri gibi olmamalı, biz farkımızı ortaya koymak zorundayız farkımız; severek ve isteyerek içimizde bir ışık varmış gibi kısa ve öz bir şekilde herkese veda ve de elveda!

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön