"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Şubat ve Kar

Sayın Pamuk kadar yazmada maharetli olsaydım ya da onun kadar ünlü ve okunur bir yazar olsaydım ben de bir Kar romanını yazardım. Ama benim Kar romanımın geçtiği yer Kars, değil Malatya olacaktı. Çünkü 28 Şubat senaryosunun en iyi oynandığı sahne Malatya’ydı…

yazı resim

Bir kar yazısı yazmadan kar uçup gidecek mi? Yoksa hava tahmin raporlarının verdiklerini tam yansıtmadan, ekranlarda zoomlayarak verdikleri abartılı haberler birkaç hafta daha sürecek mi?

Kar…

Kuru soğuk havalarla aram yok ama karlı havaları severim.

Kar yağışını seyretmek, karlı havada yürümek önemli hobilerim arasındadır…

Mevsimin en verimli karları genelde Şubat aylarında kendini gösterir. “28 Şubat” hariç, Şubat ayını severim.

100’ü aşkın ülkede 46 dilde okunan ve 2006 Nobel Edebiyat Ödüllü romancımız Orhan Pamuk’un “Kar” adlı romanı her ne kadar Ocak ayında yayınlandıysa da, kitabın asıl reklâmı, karın en yoğun yağdığı Şubat ayında yapılmıştır. Hem de o yıllarda çok güzel kar yapmıştı memleketimizde. Lakin o gün bu gündür kar küsüp gitti sanki bu memlekette. Yani 2002’den beri ilk kez memleket ciddi bir kar yağışıyla karşılaşıyor bu yıl..

Pamuk’un Kar adlı romanına atıfta bulundum…

Pamuk, her ne kadar; “kullandığım şehrin ruhu, Kars’ın havası, kenarda kalmışlığı, yoksulluğu, kar yağınca oradaki şiirsel hava, buranın dertlerini… yazdım.” derse de; Pamuk, bu eserse, kendi penceresinden 28 Şubat Sürecini yazmaya çalışmış…

2002 yıllarında karın en çok yağdığı iyi bir zamanlamada Kar’ın piyasaya çıkartılmasıyla, her edebiyatseverler gibi ben de kitaba ilgi duymuş ve heyecanla alıp okumuştum. Bir kar romanını beklerken, okuyunca; 28 Şubat Süreciyle karşılaşınca -muhtemelen her okuyucu gibi- ben de şaşırmıştım…

Lakin ‘bu masal’ öyle değildi…

Öyle bir romanın yazıldığına sevindim ama projektörün yanlış yere tutulmasına üzüldüm.

Sayın Pamuk kadar yazmada maharetli olsaydım ya da onun kadar ünlü ve okunur bir yazar olsaydım ben de bir Kar romanını yazardım.

Ama benim Kar romanımın geçtiği yer Kars, değil Malatya olacaktı. Çünkü 28 Şubat senaryosunun en iyi oynandığı sahne Malatya’ydı…

Offf…

Ben bu yazıda, suya sabuna dokunmadan sadece bir kar yazısı yazacaktım, Orhan Pamuk’un Kar’ı ve 28 Şubat nerden dilime dolandı…

Karın yağısını şöyle tabii haliyle tasvir edip bir kar güzellemesi yazısı yazacaktım…

Trilyonlar, katrilyonlar ve kentilyonlar sayısınca yeryüzüne düşen kar taneciklerinden hiç birinin diğerine benzemediğinin hikmetini yazacaktım…

Yağınca; dağı, taşı, ağacı bir gelin gibi süslediğini…

Karın saflığını, temizliğini…

Bir melek gibi beyaz kanatlarını tabiatın üstüne gerip tüm mikropları öldürdüğünü…

Yani bilindik bir kar yazısını…

Bir kar yazısını yazacaktım ama…

KİTAP İZLERİ

İnce Memed 1

Yaşar Kemal

Toroslar'dan Yükselen Bir İsyan Ağıtı: İnce Memed Yaşar Kemal'in edebi evreninin temel taşı ve şüphesiz en bilinen eseri olan "İnce Memed", ilk kez 1955'te okuyucuyla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön