"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Söylemi Olmayan Aşk

ışıl gözlü” / Belirdi camda.Yok,o kadar çekici değildi, / Pasaklı bir güzellikti ,cevizin yeşerttiği / Parmak uçlarıyla. “lal” ı kucaklayan elleri / Sessiz aşkın esirliğinde “ona” uzandı. /

yazı resim

Söylemi Olmayan Aşk

Yaz kaçkını bir gündü
Nefesin terlediği öğlen vakti.
Direksiyonu telle destekli bir anadol,
Ölüme kulaç açan “her yaştan “ beşliyi
Kaçınılmaz olana sürüklerken;”ışıl gözlü”
Belirdi camda.Yok,o kadar çekici değildi,
Pasaklı bir güzellikti ,cevizin yeşerttiği
Parmak uçlarıyla. “lal” ı kucaklayan elleri
Sessiz aşkın esirliğinde “ona” uzandı.
Sadece baktı”lal”.
Konuşabilse de; bu büyüyü bozamazdı
sözcüklerle.Dağlık bölgenin
Asırlık ezginliği , alınlarına
Cehaletle çakılıydı.
Ve
Sert kayalıklara bakan
Yollarda sürdü yolculuk.
En keskin virajdı “beşliyi “yiyen,
Oysa “altı” yürekti susan.
Telle bağlı direksiyondu
Uçurumun dibinde kalan..
Bir de
“fukaralığa” adaklaşan
Söylemi olmayan aşk....

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön