"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

Son Tren İstasyonu

yazı resim

Uzar gider hayat buz kesen tren raylarında.
Bitmeyen bir yolculuk tıkırtı ve uğultular eşliğinde.
Çok uzaktan bir ses gelir vidası gevşemiş raydan.
Yaklaştıkça artar uzaklaştıkça azalır ses.

Bir bekçi oturur istasyonda en az kitabı kadar yaşlı.
Soğumuş çayını yudumlar kitaptan artakalan zamanda.
Ne gideni görür ne de geleni.
Alışmış ayrılıklara ve kavuşmalara.

Çalar tren düdüğü ne acı bir ses bu başlar heyecan.
Tırmalamaya başlar yeniden tekerler rayları.
Bakakalan gözler kalır ardımızda.
El sallarlar uzaktan uzağa.

Bilmem nereye gidiyor bu insanlar.
Her istasyonda aynı ressamın aynı tablosu var.
Kaderleri taklit edilmiş iki yüz.
Gülenler ağlayanlar.

Geleceği görebilirsin bir tren istasyonunda.
Bu raylar gittikçe biter.
Bir mahşer kalabalığıdır görünen.
Burası son istasyon burada ömür sona erer.

Ulubat GÜNEZ

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön