"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Siyahtan Griye

Özlenene

yazı resim

]Bilseydim böyle özlemin buram buram tütecek burnumda
Tıpkı karanlık bir gece vakti güneşin doğması gibi semada
Gözlerimi hiç kaçırır mıydım aniden böyle karşıma çıktığında
Sebepsiz bir heyecanın gözlerime senle beraber teşrif etmesini
Birisi anlayacak diye ürküp cezalandırır mıydım kendimi hiç
Bilseydim böyle dudaklarından çıkacak bir kelam için
Tenime değecek olan sesinin beden bulacağı bir harf için
Özleminden her karemin bir ayaz vakti çırılçıplak üşümesi gibi
Tıpkı gökyüzünden güneşi söküp atmak gibi
Tüm evreni lal kılardım yalnız senin sesinin yankılanması için

Bilseydim sen böyle yazılacaksın o simsiyah derbeder kaderime
Ben hiç ağlar mıydım her gece başımı yastığa gömdüğümde
Ben hiç dinler miydim kimseyi senin sesini duysa idim daha önce
Varsın özlemin buram buram tütsün yüreğimde
Her karem buz tutsun yokluğunun ayaz yellerinde
Ey sevdiğim! Yazılsın şu an bu sözlerim zifiri kara gökyüzüne
Bir daha can bulsam bu umarsız bedenimde
Yine aynı gözler aynı saçlar aynı kaderim ile
Kara gözlerim yine tutulacak senin o mağrur gözlerine

ZUHAL ERASLAN

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön