"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Silinmeyen Serdin,ne Müthiş Kederdin!

yazı resim

Anlatamam artık gönül iklimimdeki gizemi
Kalbimi ihya edeni, serinliğindeki yeşereni
Çektiğim çileleri, uykusuz geçen gecelerimi
Sukutuhayalimi, kaldığım hasret cenderesini

Öyle bir esrar ki merakın enginliğini yaşamak
Onunla hülyada buluşmak, korkuyu ötelemek
Mısralarıyla halvet etmek, nağmesini dinlemek
Sitemden vazgeçmek, nedameti öncelememek

Bir gün evet elbette gelecektir beklediğim gün
Bu nasıl bir sürgün, cenderede geçirilen şu gün
Sazın nağmesinden süzülen hüzünle geçen gün
Sen solma gözlerini yorma ufkunu da karartma

Ben kaldım çaresizim artık bu uzak diyarlarda
Her ne kadar uçak olsa da, ulaşım çoğalsa da
İşte uzaklarda mahkûmun sana senin sevdana
Kanmadım aşkına, manada nükseden tahayyüle

Sadece yetinip kalacaktım aşktan haz alacaktım
En azından aşkı tattığıma inanarak yaşayacaktım
Hasretimle nihayetti bekleyerek nakşedecektim
Silinmeyenlerden bir izdim, seninle bir nefestim

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön