"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"

Sevgiyi Anlatabilmek

Tüm duygular tek merkezlidir ve her duygu bir diğerini tamamlar,

yazı resim

SEVGİ BENİM, BEN SEVGİYİM diyorum her seferinde, yaşamı sevgi üzerine kurdum, karşılıksız, kendiliğinden, öylesine sevmeler var yaşamda, herşey bende, ben her şeydeyim o zaman. Herşey, BEN'im diyorum. Yaşamı değerli kılan en küçük birimden, en büyüğüne bir bütünsek onu ve onun içinde olanı sevmek gerek diye düşünüyorum ve seviyorumda.

Tüm duygular tek merkezlidir ve her duygu bir diğerini tamamlar, cenazede olduğun ve hüzün ile acıyla boğulduğun bir an tebessüm edeceğin bir şey çıkar karşına ve gülümsersin. İnsan yaşamının bütününde bu ayrıntıyı her zaman kaçırır. Gecenin gündüzü takip etmesi gibi, acıları sevinçler, hüzünleri mutluluklar, yalnızlıkları çoğul birliktelikler tamamlayacaktır.

Bir denge var ve onu tarif etmeyi öğretiyor hayat. Görebilmek, gördüğünü anlayabilmek, anlayabildiğini anlatabilmek, anlatabildiğini paylaşıp yaşamak gerek, sanırım burada biraz yetenek konuşuyor, duyguyu yazıya dökmek konusunda. Yoksa her insan kendi iç dünyasında bütün bunları söyler durur, sadece dışarı aksettiremez. Gözlerine baktığında ne demek istediğini anlarsın. Aslında her insan bir şairdir, kimi davranışlarıyla, kimi bakışlarıyla, kimi sözleriyle, kimi yazılarıyla anlatır yaşadığını. Yaşamı anlatmayı öğrendikçe, başlangıcın ve bitişin kendisi olduğunu görüyor insan.

Sevginin paylaştıkça çoğalan, çoğaldıkça güzelleşen, güzelleştikçe anlamlı olan bir eylem olduğunu anlamaya başladığında, özgür olacaktır yaşam. SEVGİYLE, SEVİYLE...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön