"Herkes bir roman yazabilir, ama kaç kişi yazdığı o romanı okuyup da hâlâ kendi zekasına güvenebilir?" – Dorothy Parker"

Sevdayı, Terennüm Ederek Yaşamaktı!

Mehtaba nazarı hal için vadiye indiğimde Gün kararıyor, kuşlar sakince çekiliyordu. Ağaçların yaprakları şakıyor, durmuyordu. Sanki yalnızlığımı anlayarak paylaşıyordu.

yazı resim

Mehtaba nazarı hal için vadiye indiğimde
Gün kararıyor, kuşlar sakince çekiliyordu.
Ağaçların yaprakları şakıyor, durmuyordu.
Sanki yalnızlığımı anlayarak paylaşıyordu.

Umutsuzluğun asla bir çare olamayacağını,
İnsanın evvel ahirde zaten yalnız kalacağını,
Aşkın mihrakında kanacağını, ona varacağını,
Onsuz her şeyin manasız olacağını söylüyordu.

Kalbim ferahlamıştı, içimde ki umut kabarmıştı.
Aşktı adı, sevdayı, terennüm ederek yaşamaktı.
Menfaat gözetmeden Hak aşkı için şekillenmekti,
Çileye bürünmek, sabrı içmek, hakikate ermekti.

Ten, emanet edilen bir beden, ruhun aynasıdır.
Hadsiz nefs, bedenin tortusu vicdanın yarasıdır.
İradesiz insan, şu günlerde adam sayılmaktadır.
Ey Hak, adamlık buharlaşınca, kime kalmaktadır.

Can, canan, dost, arkadaş, yaren hiçlikten kaçan,
Menfaat içinde şekillenen, zevki, hazzı karıştıran,
Edebi unutan, hayâdan uzaklaşan bir zavallı olan,
Kitabı kebiri anmayan, sireti bırakan, hadsiz insan!

KİTAP İZLERİ

En Uzun Gece

Ahmet Altan

Aşkın Karanlık Coğrafyası: Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si Töre cinayetlerinin gölgesinde akan bir tutkunun trajik öyküsü Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si, aşkın ve acının iç
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön