"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

SESSİZLİĞİN SESİ

Sessizliğin sesini seviyorum,bomboş İstanbul sokaklarında,
Gözlerimde yaş seni arıyorum kimselere belli etmeden.

Yıldızları sayıyorum,sensiz geçen günlerim yerine,
İstanbul’u izliyorum,
Bilmiyor sana olan sevdamı İstanbul
Yakıyor yine ışıklarını,gülümsüyor yine ışıl ışıl,
Bilse sana olan sevdamı,
Geceleri takmaz tepeme altın sarısı ayı,
Sabahları doğdurmaz güneşi pencereme...

Ama yinede seviyorum İstanbul’u da
Aşklarını,ihanetlerini...
Her şeyden önemlisi de,
Martılarını,sevdalı martılarını...
Her kanat çırpışlarında sana kavuşamamayı,
Her bağırmalarında sana olan sevdamı hatırlıyorum.
Sonra çıkmaz sokaklara dalıyorum koşar adım.
Yanımdan birkaç tane külhanbeyi geçiyor...
Hepsinin suratında aynı tip bıyık,
Kimisi sarhoş,kimisi ayık,
Ama hepsi sevdalı,hepsinin kalbi kırık...
Bana benzetiyorum bakışlarını…
Bıçak yarası acıtmaz kalplerini aşk yarası kadar...
Kiminin ömrü bir gün,kiminin sevdası kadar...

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön