"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

Seninle Sensizligi Yasamak

yazı resim

Seninle sensizligi yasamak, anlatilir gibi degil
Üsüyorum, gözelrim pencereden islak sokaklari izliyor
Benim aklimda sen….kokun vuruyor sanki bir an …
Icimde bir seyler sizliyor..tam neresi bilmiyorum

Savruluyor gibiyim zamanin icinde bir yerden bir yerlere
Sevdigim..tutunacak dalim olsaydin keske
Yaslandigim omuzlarin olsaydi bsimi koydugum

Simdi soruyorum, yalanmiydi? Simdi sensizligin var yani basimda
Gzlerimde bir sel vardi, coskun nehirler gibi akan
Onlarda kurudu, ben hala sensizligin an demindeyim

Adimlarinin ardindan izlerine elimi sürdügüm
Ardindan biraktigin esyalarindan mabedini kurdugum günlerim oldu
Senden kalan herseye sahip ciktim , dönersin diye

Simdi sonbhardan kalma hüzünlerdeyim
Doyamadigim yillarima bakiyorum omuzlarimin üzerinden
Dünümde de bugünümdede sen varmisin sevdigim

Zamansiz kickirikliklara boguluyorum bazen
Bazen nedensiz kahkahalar dökülüyor dudaklarimdan
Inkar edemiyorum sadece, dilime dolamiyorum senleleri

Keske hep gündüz olsa, isigin bir yanindan tutabilsem
Gece olmaasa hic, ayin soguklugu bir centik daha atmasa yüregime
Üsümesem, korkmasam, aglmasaam , sogumasa bedenim

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön