"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resim

Zifiri bir karanlık hakim bugünün akşamına
Her yer soğuk ve karanlık
Hep sessiz gölgeler, tek bir kıpırtı dahi yok akşamın sessizliğinde
Sen şimdi uzaklarda çok uzaklarda neyi düşünüyorsun.
Neyi düşlüyorsun, hep bir merak içindeyim.
Sensiz, acı veriyor.
Ellerin uzak, gözlerin uzak, sen uzaksın
Şimdi çok yalnızım sessiz akşamlarda.
Sensiz, tadı da kalmadı mehtapların
Bırakma böyle yüz üstü gün batımlarını
Oysa göreceğimiz yeni gün ve yeni gün batımları var.

Şimdi yine söylüyorum sen gitme!
Kalbim yerinden sökülecekmiş gibi ağrıyor.
Sen gidince üşüyor ellerim.

Sen gidince ağaçlar üşüyor, yapraklar üşüyor, toprak üşüyor
Mevsimler üşüyor, kış üşüyor, gökyüzü üşüyor.
Sen gidince sevgilim her şey üşüyor.
En çokta ben üşüyorum, ellerim üşüyor, dudaklarım üşüyor...

Senin sıcaklığına öyle alışmışım ki, mevsimlerden kış olduğunu unutmuşum.
Şimdi farkına varıyorum güz yağmurlarının
Şimdi fark ediyorum yanı başımdaki o büyük boşluğu
Sen, sen gidince kalbim çok acıyor...

KİTAP İZLERİ

Onlar Hep Oradaydı

Sunay Akın

Sunay Akın’ın Hafıza Haritası: Tarihin Unutulmuş Patikalarında Bir Gezinti Sunay Akın'ın dünyasında Pearl Harbor baskınından kurtulan bir hastane gemisinin kurşun levhaları, Haliç'te bir caminin şadırvan
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön