"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"

Şehr - İ Âyin

yazı resim

mavi mavi ağlayan gülüşümde
kehribar sarısı bir mevsim gezinir,
Yakub’un hasreti gibi
rüzgara verdim avuçlarıma düşen
yanık mevsimleri
şahikalarda dolanan
yalan güneşlere kanmış
kelebekler gibi,
kelimelerin kanatlandığı
bir mevsimde duydum hasretini!
sılasız kaldığım
kehkeşanların gölgesi altında
her gün biraz daha biterken
kızıl güllerin sabahında seyrettim seni,

kara bir ihrama bürünmüş
yüzü masum kokusu gül,
sen hep böylesin
biraz ateş biraz kül,
dualarını kucakladılar
Yesrib’li yanık tenli
masum çocuklar,
insan kalbinin zembereği
seninle kuruldu
namus-u ekber
kanatlarında getirdi
dudaklarının inciden kelimelerini
gelişinle bir şehr-i ayin yaşadı kainat,

zırhlı orduları bırakıp
kızgın çöl ortasında
sadağımda beklettiğim öfkeleri
atıp deryalara
geldim!
kaf dağı denen yamacına,
hilalinle maveradan
yıldızlar yağdı sönük gecelerime,
seni sevdikçe kendime geldim
kendimi bildikçe seni sevdim,
gözyaşımda çırpınan sevinçlerimi
duaların diriltti,
elinden ab-ı hayat içtiğim
sidret-ül müntehada
Ferit makamında sultanım benim.

EbrU OluR.

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön