"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"

Sana Kolaydır Susmak

bir cam arkasından yaşarken, kendi hayatına bile uzakta... alnından terler boşalır, gözlerinden hâyâller, zor olsa da susarsın. için acıdığı için, sana kolaydır susmak!...

yazı resim

alnımdan terler boşalıyor, gözlerimden hâyâller...
eğer hâlâ, boğazına kadar doluyken susabiliyorsan;
ya çok susturuldun haksız yere, yada anlatacaklarının büyüklüğünden, anlayan olmayacağından susuyorsundur. ama, ikisini de yaşayıp hâlâ susuyorsan, sen artık dünyaya bir cam arkasından
bakan, herşeyi gören, bilen, duyan fakat kendi sesinin
dışarıdan işitilmediği, sağır dilsizsindir.
sen o, cam arkasından öylece yaşarken, kendi hayatına bile uzakta... elini uzatsan cam, adımını atsan cam. hiçbirşey yapamazsın. bu kez sesin, sana da kesilir. sonra boğazına kadar gelse de kelimeler; susmak, konuşmaktan daha zorken susarsın. için acıyla dolar. en büyük isteklerinden bile vazgeçmeyi istersin. bütün bunlardan, alnından terler boşalır gözlerinden hâyâller ve ellerin de tutamaz kendi elini.
sana kolaydır susmak, çekerken elemi...
herşey sana kör olur, herşey sana sağır.
suskunluğunun ağırlığı kaderinden ağır.........................

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön