"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Sahne Işıklarının Büyüleyiciliği ve Entellektüellik Arasında İkilem!

Evet, düpedüz entelektüel bir bilgi birikimine sahipti işte. Geniş vizyonu dağarcığındakileri, herkesi kendisine hayran edecek bir anlatımla aktarmasına yetip artıyordu. Konuşması son ana kadar büyük bir dikkatle dinlenir, beğeni işareti olarak anlaşılabilecek kıpırdanmalar başlardı salonda. Gittiği her yerde kalabalıklar kendisini izler, yolunu bulabilenler yanına kadar sokularak teveccühlerini sunmaya çalışırdı.

yazı resim

Evet, düpedüz entelektüel bir bilgi birikimine sahipti işte. Geniş vizyonu dağarcığındakileri, herkesi kendisine hayran edecek bir anlatımla aktarmasına yetip artıyordu. Konuşması son ana kadar büyük bir dikkatle dinlenir, beğeni işareti olarak anlaşılabilecek kıpırdanmalar başlardı salonda. Gittiği her yerde kalabalıklar kendisini izler, yolunu bulabilenler yanına kadar sokularak teveccühlerini sunmaya çalışırdı.

Gördüğü ilgi, şaşırtırdı kendisini. Hazırlıksız yakalandığı bu ilk deneyimlerinde doğrusu nasıl bir tepki vermesi gerektiğini kendisi dahi bilemez, tereddüt içinde utangaç, konumuyla çelişik bulduğu tepkiler koyardı ortaya. Bunlar da kabul görürdü elbet. Sonra vücut dilini kullanmayı öğrendi.

Kaşlarını çatarak yumruğunu masaya vurduğunda ortaya çıkan etki anlatılır gibi değildi. Salon bir uçtan diğerine çalkalanır, alkışlar ve tezahüratlar ardı arkasına kesilmek bilmeden dakikalarca çınlatırdı ortalığı.

http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664

Suya sabuna dokunmadan yapılan espri ve muhatabını doğrudan hedef almayan göndermelerin de bir önceki kadar tesirli olduğunu anladığında şöhreti iyice arttı. Konuşmalarında söylediklerinin doğruluğuna pek aldırış etmiyordu artık. Önemli olan kitleler üzerinde uyandırdığı etkiydi.

Derken makyajın önemini keşfetti. Fiziki kusurları örten, insan doğasının esiri olduğu güzelliği yapay da olsa öne çıkaran makyajı katıldığı panel ve konferanslarda kullanmakta sakınca görmedi. İnsanlar kendisinin ne söylediğine bakmıyorlardı artık.

Söyledikleri sorgulanmaksızın kabul edilir, alışılan tepkiler alışıldığı şekilde gösterilmeye devam ederdi. Artık bir tercih yapma zamanı gelmişti; ya nutuklarıyla kalabalıkları coşturmaya devam edecek ya da az da olsa söylediklerinin niteliği ile ilgilenen azınlığın, nitelikli teveccühü ile teselli olacaktı. Kararını verdi.

Kalabalıklar önünde son konuşmasını yaptı. Önündeki su ile dolu bardaktan bir yudum içtikten sonra ayağa kalktı. Salonu dolduranlar da alkışlar içinde yerlerinden kalktılar, her biri o akşam bir yakınına anlatacağı izlenimi kurguluyordu kafasında.

Bu onun sonraki yıllarda çocuklarına anlatacağı son izlenimi oldu.

KİTAP İZLERİ

Peri Gazozu

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Hafıza Sandığından Sızanlar: "Peri Gazozu" Üzerine Bir Değerlendirme Ercan Kesal, Türkiye'nin sanat sahnesinde ender rastlanan, çok yönlü bir figür. Onu sinemadan bir oyuncu,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön