"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

yazı resimYZ

Bahar dalındaki saçları çiçeklenmiş kız...
Gözünde ne saklıyorsun öyle akıtmaya korkuttuğun?...
Düşlerin mi düşer, yoksa umutların mı süzülür
bir yanı toprak kokulu yanağından?

Kalk hadi durma öyle kuytu köşelerde
çık gel hüzünlü şiirlerden.
Bahar dalından düşen çiçeklerin yapraklarına tutunupta gel.

Sen o küçük gönle ne büyük bir sevda sığdırdın?
Ne acılar çektin kimsenin anlayamadığı.
Ne umutlar büyüttün en efkarlı hayallere sarıpta.

Hadi artık kaldır şu yüzünü yerden
sen alnındaki yazıdan almışsın bu halini
perçemlerin seni aşkların en tatlı rüzgarına dökmüş.

Gel hadi
uyan o uykusunu almaz hüzünlerden.
Mutluluk seninde hakkın.
Seninde hakkın uçurtmaların ardına bağladığın çocuksu gülüşler.

Bekletme ileride kalan ömrünü
hadi aç gönlünüde,
son defa, sonsuz mutluluğun içine giriver... Sadece yüreğe seslenişin sessizliğe gömüldüğü an –a- gebeymiş bu satırlar. Akşam üstü mesajını almadan önce karalanmış satırlardı sadece 20 dk. Yüreklilik sergileyebildi…
Ve ne kadar umutsuz, hayattan bezmiş, yenilmiş, tükenmiş satırlar varsa onlar harp düzeni almış sırada bekliyorlar BİLMİYORUM.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön