"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"

Rüyası

Truva önlerinden İda'ya tırmanıyoruz.Önümüz, arkamız doğanın yeşili. Duru bir göl şimdi önümüz, bir şelale... uzanıyoruz tarihe.. rüya başlıyor.

yazı resim

bir şelale çağıldıyor köpükler içinde,
altındaki mağaraya saklanıyorsun,
o sularda yıkanıyorsun gizler içinde,
döndürüp bir güzel tenini güneşe,
bir beyaz mermerde aklanıyorsun.

mevsimler dönüyor derken kışa,
yanan cisminle üşüyorsun birden,
o sularda yıkan tekrar dilersen,
güneş uzaksa da ısıtır içini,
bırak karlar düşsün tenine tane tane,
şimdi tuzaklardasın, düşüyorsun.

erken diyor daha düş perileri,
sabahı bekleyelim hep beraber,
bırakırız seni Adonis'in kucağına,
sonra bir yerlerde lir sesleri,
ağaçlar üstünde beyaz bulutlar,
bülbüllerin uzun, keskin ötüşleri,
işte rüyadan böyle uyanıyorsun.

Gürcan Erbaş

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön