"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Ot Yanığı

yazı resim

biraz ot yanığı
o kadar
ciğer öksürmeyi bile keser

maria söylediğinde
annenizi öldürdüklerini sandığınızda
bir kadının sizden nasıl da itirazsız gittiğine şahit olduğunuzda
acının tillahı bu sandığınızda
ayna kırıp hayatın aksini çoğalttığınızda yani

biraz ot yanığı
o kadar
ciğer ağlamayı bile keser

telefon geldiğinde
sarhoş bir kadın
yanlışlıkla çevirdiğinde belki
belki uyandığında aradığından alışkanlıktan
ya da ardında bir enkaz aradığından
“siktiğimin dünyası umrumda mı lan
bir kez de olsun sen kal”
demeyi çok istediğinizde
“iyiyim” dediğinizde yani
maria söylüyor sandığınızda...
söyleyeceğiniz bir şey olup olmadığını sorar
“çok seviyorum seni” diyecek gibi olur
susarsınız
ot acısız, kıvılcımsız, dumansızsa
o “bir şey” söyler sanırsınız

sonrası dijital lâ

gözleri gözünüzde
yanağı gözünüzde
götü memesi saçı nesi varsa gözünüzdedir artık
bir de misal sigara içerken bir resmi
ya da omuzlarının üzerinden dönüp baktığı bir an
içinizde yanarken ormanların en büyüğü
ve üstüne maria söylüyor sanıyorsanız halâ
bir vedanın acısı
annenizinkini bastırmışsa yani

biraz ot yanığı
o kadar
ciğerinizdeki nefesi bile keser

lakin biraz yanık hiç bir aşkı eritmez

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön