"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Ne Şarkı, Efkârı…

yazı resim

Olgun bir yaştaydım,
Heyecana kapalıydım,
İksir, sakince terk ediyor,
Bir haber dahi vermiyor…

Güneşin, ayın, gecenin,
Zahiri olan her bir şeyin,
Rüyanın, hülyanın, neyin,
Cazibesi yok, siliniyordu.

Hareketler kısıtlı, izin yok,
İzini ihlal etmek, bedensel şok,
Ne şarkı, efkârı husus dağınıktı,
Baksan görmüyor, koku almıyor,
Kelamı duymuyor, vakit bitiyor.

Bakmayın her yazılana, satıra,
Hakikatler de saklı bulunana,
Salacaya, soğuk musalla taşına,
Baktıkça içim gider yaşadıklarıma.

Bu denli gaflet, bilmelisiniz ki ihanet,
Yaşadığım şehvet, içtiğim kadeh ve kâh.
Bir gün biteceğini perdeliyor, gizliyordu.
Şimdi şehvette, meyde, cazibe de çekip gitti.

O gün taşa yaklaşıyorum, halime acıyorum,
Taş, sabrı anlatıyordu, mahzun, sükûn içinde.
Meğer neleri gizlermiş içinde, sahavetinde,
Bir taş, oysaki o anda bir baş, derinliğinde.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön