"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

NAAT BİTİMİ
YAHUT
DİRİLERE AĞIT

I
Göğsünde dev bir boşluk vardı adamın
Sanki plastik dev bir kazık delip geçmişti
Göğsünün sol yanını

Hızlı hızlı uzaklaştı
İçime düştü

Ben o ara bir gözüm meydanda
Bir ayağım Araf'da
Bekliyordum

II
Caminin kapısından taştı dışarı
Fahişeler, iskambil kağıtları, her türden içki
Dua bitmişti

Ahali pürtelaş
İçime düştü

III
İlkin karıncaları katlederek başladılardı işe
Çocuktum
Bin yıl kadar önce

Derken köpekler yol ortasında ve gündüz
Gözyaşlarımdan geçen bir kurşunla
Şehre -yani o kan sunağına- sunuldular

IV
Kurbağalar
Gerçek ve doğal gözyaşları kadar
Eski...

V
Şehir bütün çarmıhları, idam sehpaları, giyotinleri, gaz odaları ve sahte ölümleriyle abandı üzerime

Boş yere bekledim tufanı
Gözümün yağmurları
İçime düştü...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön