"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

Mezarlıktayım

yazı resim

Mezarlıkta yürüyorum ve hissiyatımı kaplayan bir hüzünle etrafıma bakıyorum.
Can’ı dikili sütunlar, canan’ı yazılı satırların anlamlı kılmadığını görüyorum.
Hayatı terk etmeden yaşanılan anıları asla yansıtmıyor.
Hiç biri yaşanılanları anlatamıyor!
Bakıyorum etrafıma üç, beş dikili taş ve gelen ziyaretçilerde sükûnet ve derinlere dalmış bir baş ile tefekkür kulvarında adımladıklarınını görüyorum.
Arzın stadında oynayan ve gülenlerin, yaşamanın manasını bildiğini iddia edenlerin, bilenlerin, bilmeyenlerin farkı var mı diye bir kez daha bakıyorum lakin göremiyorum.
Gözlerimin terbiye muhtaç olduğuna inanıyorum.
Silinmezlerin abidesine bakarken, hayatın cilve ve çilelerini hazır bir roman olarak karşımda buluyorum.
Mahlûkatın içinde yaşamış bir insan şimdi kabirde neler olacaklarını beklerken yine asliyeti hatırlıyor.
Mezarlıkta bitap halim ufkumu sardı ve sarstı,
Dünya ve nimetlerini, beni, ben olmaktan alı koyan sebeplerini, bir anda sorguladı!
Nedametimi ve hislerimi silkeledi fakat nafile!
Zahir her zaman sanki bir ahtapot gibi sararak kendi görevini ifa ediyor.
Lakin açziyetimin hıçkırması kifayet etmiyor.
Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön