"Sanat, hayatın ne kadar da kısa olduğunu unutturan uzun bir yalandır." - Salvador Dalí"

yazı resimYZ

V
Dün, oralarda
Bugün, buralarda
Plastikten ve makinalardan,
Undan ve sigaralardan
Sökebildiğim kadar,
Vicdan denen o çığlığı uyandırmadan,
Kendimden parçalar getirdim.
Azalarak ve benzeyerek uzaklaşıyorum,
Bir şeylerden, bir şeylere
Kendimden, bakışlarımdan
Ağzımı kaçıran kelimelerimden
Böyle yaşamak için birkaç kelime yetiyor
Galiba,
Olacak,
Gibi.

Şehrin ortasında ve ya biraz solunda,
Sana baktığım duvar kenarındaki,
Bakışlarımla karşılaştım.
Aynı duvarda,
Yeni yazılar, film afişleri, boykot çağrıları,
O bakışlar benimdi bir zamanlar,
Hayallerimizi emzirirken trafo diplerinde
Beni tanımadı biliyor musun?
Gibi baktı,
Herhalde baktı,
Beni bir yerlerden ısırıyormuş gibi baktı,
Gözsüz ve dişsiz
Memleketini tanımadı
Memleketi çöl, sanayi, tabelalar,
Kulaklıklar ve video yiyen insanlar.

Şu an, buralarda
Hatırlattığın günlükler
Ah canım o günler üzerime tutunmaya çalışıyorlar
Zihnimin kupkuru dallarına.
Beni böyle görme,
Tanımazsın kendini.
Bu en kepekli olan sen değilsin
Benim yansımalı hapisliğimdir.

Saçlarındı ellerimi kurtaran
O sürgün sabahında anna ahmatova
Ellerimi getirin lan bana
Lan mı?
Affet çok değişti gördüklerim.
Öldürün şunu, tırnakları can çekişiyor
Yok, can çelişiyor, boğuşuyor.

Şu giden ben,
Ama sen,
Beni vurma, ihtimaller,
Zor günler için sakladığım biçimler var.
Şiir şekille gelmez, al gitsin.
Dökersin gider o
Gerçeğe en yakın gerçeküstü,
Akşamüstü, altı-üstü ölüyorum
Meslek hastalığı, şairane, imge büyümesi,
Patlat onu lan.
Yine mi?
Bunu yazan ben değilim, unut gitsin.
Vestiyere giderken dişlerim dökülmüş,
Binanın önüne diz,
Ben çürütürüm onları.
Bana benden bahset biraz,
Ne olur,
Dün oralarda,
Bugün buralarda.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön