"Bütün ölüler gibi, ben de yaşadım. Ama ne işe yaradı?" ― Samuel Beckett"

Karanlığı Tüketiş

yazı resim

Karşısında tam anlamıyla duran bendim
Kişiselleştirmedim olayları, geneldi
Konuşmak istemedim,
zorladı ve sese geldim.

İhtişamlı hayat danslarında var olmayı umut etmedim
Okşadım saclarımı ve
kendimi telkin ettim.
Beklediğim umut bu yöndeydi
onu farkettim.

Önce biraz yürüdüm
Sakindim ve sessiz
Karanlık bir gece mevcuttu ciğerlerimde
Gökyüzü son demlerini oynamaktaydı
gün ışığına karsı
Ve malup olacaktı
Bu oyunun sonu yoktu
Berabereydiler sonsuzluğun derin çukurunda.

Yürüyüşüm hala bitmemişti
Ama yorgun gibi bir tavrım vardı
Sanki çocukluğumdu bendenim, gayet dinçti
Ruhumdu gösteren yorgunluğu

Sonra durdum, adımlarım sıfırın altındaydı
ve hava soguktu.

Bitiş dedikleri şey bu olmalıydı
ve karartma gecenin sonu gelmişti
benim ruhum gibi...

Elimdeki papatyalarsa hala dipdiriydi...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön