"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

Yağmurda üşür kuşlar. Minik özlemim gibi,
El değmedik hasretle beni yakarsın kalbim.

Elbet çıkar kuşların yağmurun da sahibi.
Sen öksüz yaftasını niçin takarsın kalbim?

Bana zindan geceler gayrisine lalezar.
Nerede adlin senin hırçın bakarsın kalbim?

Hayalin kumsalında kulecikler kurarım.
Azgın bir dalga olup hemen yıkarsın kalbim?

Sunmazsın bir gün umut atardamarlarıma,
Her gün bir başka kezzap olur akarsın kalbim.

Diyelim esir beden senden bir şey ummuyor;
Ruhumu zindanlara niçin tıkarsın kalbim?

Bugünlerim mahpussa elbet yarınlarım var.
Niçin umutlarıma kurşun sıkarsın kalbim?

Bu zalim gurbet gibi her an ve her fırsatta,
Umudun yüreğine keder çakarsın kalbim.

Yok, kalbim olmaz kalbim olma bu kadar zalim.
Sen de çektirdiğinden elbet bıkarsın kalbim.

Suçladım yargıç gibi; ama hâkim de benim.
Dilerim bu suçlardan ak pak çıkarsın kalbim.

Mollamehmetoğlu

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön