"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

İstanbul'un Sisleri, Hüzünlerin Gözyaşları...

ah istanbul... yedi tepesine hüzünlerimi süren istanbul...

yazı resim

karşıma kız kulesini aldım, sırtım salacağa demirli...
bir bardak çayımın tadı da başka demi de...
bir simit bir parça peynir, aklım da boşluk, içim de hiçlik... mevsim: sonu baharın, yaprakları sarı sarmış, sokaklar nemli... dedik ya hani; mevsimlerden son"u"bahar"ın"...

ne güneş görmüş gibi bu yollar, ne de gülmeyi biliyormuş gibi dudaklarım... unuttuklarımızı tanıştırıyoruz bu gün istanbul ve ben... o bana hüznünü sunuyor ben ona anılarımı... sevişiyor istanbul'un hüznü ve geçmiş anılar... çok defa geçtiğim yerlerden bu kez daha bir dikkatli geçer olmuşum, olmuşum ki; yeniden düşüyor düşlerime bu şehir... FİRUZE___
] ]

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön