"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

İstanbul'un Sisleri, Hüzünlerin Gözyaşları...

ah istanbul... yedi tepesine hüzünlerimi süren istanbul...

yazı resim

karşıma kız kulesini aldım, sırtım salacağa demirli...
bir bardak çayımın tadı da başka demi de...
bir simit bir parça peynir, aklım da boşluk, içim de hiçlik... mevsim: sonu baharın, yaprakları sarı sarmış, sokaklar nemli... dedik ya hani; mevsimlerden son"u"bahar"ın"...

ne güneş görmüş gibi bu yollar, ne de gülmeyi biliyormuş gibi dudaklarım... unuttuklarımızı tanıştırıyoruz bu gün istanbul ve ben... o bana hüznünü sunuyor ben ona anılarımı... sevişiyor istanbul'un hüznü ve geçmiş anılar... çok defa geçtiğim yerlerden bu kez daha bir dikkatli geçer olmuşum, olmuşum ki; yeniden düşüyor düşlerime bu şehir... FİRUZE___
] ]

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön