"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

yazı resim

Bir zamanlar adaletten bahseden insanlar vardı.
Büyük adımlarla gidip, küçük adımlarla gelen insanlar.

Onlar adaleti sevdiğini söylerdi.

Yoluma taş koyan insanlar vardı,
Yumuşak görünüşleri, sert kalpleri.

Onlar beni sevdiğini söylerdi.

Gece olunca ağlayan insanlar,
kalıplaşmış şehir hayatından sıkılanlar..

Elleri yalnızlıktan kurumuş insanlar !

Elleri kurumuş insanlar tanıyordum.
Ellerim sıcaktı o zamanlar
ama hiç birininkini tutmadım.

Gündüzleri doyasıya gülerdi onlar.
Ben ağlarken gülerlerdi.
onlar ağlarken ben de güldüm.

Uçurumdan düşüşünü izlediğim insanlar vardı.
Her saniyenin sonunda elleri bedenlerini ölüme sürüklüyordu.
Ellerini ezdim.
Kollarındaki morlukların sebebi bendim.
Ruhlarını sevmiyordum onların.

Çünkü bende çok kere uçurumdan düştüm.
Ve izlenme rekorları kıran düşüşlerim vardı benim !

Düşlerim vardı benim.
Yıktılar.
Ben daha sonunu bile görmemiştim oysa.
Söylemek istediklerim vardı,
anlatmam gereken gerçekler.
Beni bana bırakmadılar.

Şimdi gömülmem için açılan topraklar var benim.
Hayal etmem için önüme sürülen yalanlar.

Gittikçe eksiliyorum.
Ve bu hiç hoşuma gitmiyor.
Tamamlanmam için sana ihtiyacım var.

Dön demiyorum.

Sadece benim bu hayatta ayakta kalabilmem için;
bana şans dile aşkım.

Belina ÖZBEK

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön