"Yarım kalmış bir romanı bitirmek için kahveye değil, intikama ihtiyaç vardır." – Virginia Woolf (kurgusal)"

İnsan Psikolojisi

Burhan Altıntop'un sözü bana neler düşündürdü?

yazı resimYZ

Türkiye’de herkes vücut sağlığıyla bir derece ilgilenir de,psikolojimiz üzerine hiç kafa yormayız ya da buna vaktimiz yoktur.
Ülke olarak örselenmiş ruhlarla yaşıyoruz.Bir yerlerde mutlaka katı ,kuralcı bir anne baba veya öğretmen,askerde unutulmaz anılar ve emir komuta zinciri,işyerinde her şeyi kontrol etme isteğiyle nefesimizi bile sayan patronlarla çalışıyoruz.Birbirine hayatı zehir eden çiftleri, evliliğe kendisininmiş gibi karışan kayınvalideleri,boşandı diye çocuğunu unutan babaları,kavgacı komşularla,trafik magandalarını sayamadım bile.
Asgari ücretle yada işin karşılığı olmayan maaşla geçindirilen evlerimiz,kıt kanaat okutulan çocuklarımız var.Toplum olarak yoksulluğa alışkınız ama komşunun çocuğunun bisikleti ,evinde LCD televizyonu var.Devir tüketim devri olmuş.Alamayanlarla kimse ilgilenmiyor.
Bizim memlekette cüzi ücretle terapi yapan psikolog var mı?Filmlerdeki gibi görüşüp rahatlasak.Benim bildiğim olanlara da duyarlı birkaç ailenin çocuğu gidiyor.Yetişkinlerin psikiyatriste yolu düşerse,ilaç tedavisi oluyor çoğunlukla sonu.Bunaldığımız zamanlar gelsin
annemiz,ablamız,arkadaşımız Ayşe.Duyarlılarsa ne mutlu paylaşırız.Ama ya değillerse ,havada kalan lafların ötesine geçilmez.
Evet ülkemizde herkes kalp,mide,böbrek,göz,kulak vs. ilgilidir.Hastahaneye koşuverir.Ama psikologa kimse koşmaz koşamaz .
Arkadaşı şehit düşmüş asker,yıllarca okuyup iş bulamayan genç,krizle bir gecede işsiz kalanlar,töre cinayetine kurban gidenler,taciz edilenler,kim vurduya gidenler ve bunun gibi Türkiye’nin bin bir hali bize artık normal gelmeye başladı.Bizde böyledir deyip kabullenmeye başladık her şeyi.Farklısını istemenin faydası olmayacağına mı inandık?
Teslim olduk.Şaşırmıyoruz artık işlenen feci cinayetlere,çukura düşüp ölen çocuklara.
Bozuk psikolojimizle düzgün hayatlar yaşamaya çalışıyoruz.Sizce başarıyor muyuz?

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön