"Yarın ölme ihtimalin varken, bugün ne kadar az şey okuduğuna dönüp bir daha bak." - Virginia Woolf"

Hoşgeldin Çocuk…

“Yokluğunda biriktirdiğim bu cümleler, ocak ayı sabahlarına hediyem olsun… Ve sana…”

yazı resim

“Yokluğunda biriktirdiğim bu cümleler, ocak ayı sabahlarına hediyem olsun…
Ve sana…”

Gitme çocuk…
Yolların da dikenli çiçekler den ziyade, kıvılcım halinde bekleyen ateşler var.
Aslı anlatılası değil. Hakikat, sabah vakti uykuyu haram eden rüya sonrasın da saklı…
Uluyan köpeklerin sesleri işitilir seher vakti… Ayak sesleri ruhlarıyla beraber kayıplara karışmıştır ve senin adını kirli elleriyle kara listeye yazmışlardır.

Konuşma çocuk…
Ağız dolusu söylenecek ve gömülecek kelimelerden başlama. Baştan sona yakılan, sorgulanan, usandıran düşmanca bakışlardan sonra, konuşma… Harflerin içi boş mahkemelerde yargılanmasını izlemeye değer bulan, hesabını bu dünya diliyle veren insanların yüreğinden, zerre miktarı sevgi düşmemiş taş duvarlara konuşma… Sessizlik yaren olsun, kollarında…

Görme çocuk…
Çareyi, pişmanlığı bilmeyen yanında ki delikanlının üzerini örtmekte bulan ellerin, kendi yüzünde uykuya hüküm verecek. Rüyalarını vuracak ellerine kelepçe vuran vakitsiz misafirlerin kahkahaları. Uykuna karışan tren sesinde, siyah dumanlar yükselecek. Karanlığı görme çocuk… Bilmez misin şahadet ettiğin yolda karanlık, yoksulluk…

Unut çocuk…
Hafızana işlenen ezberlediğin cevapları unut. Küçük pencereden yayılan gün ışığı, helal olsun günahsızlığına. Bugün demir kapıyı üstüne kapatanlar, yarın mahşerde sırat üzerinde köprü olsun sana. Gözlerinde biriktirdiğin katreler den geçip, gidebilesin küçük pencereli dört arşınlı cennet mekânına…

Hoş geldin çocuk…
Adının yazıldığı beyaz sayfalara…

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön