Hayat bir sahne,biz de oyuncuları.Ana rahminden çıktığımız o anda başlıyor oyun.O ilk anda aldığımız nefesten itibaren ne kadar çok şey sığıyor bizim için yazılan senaryoya.Baş rol oyuncusuyken bazen bir bakmışsınız figüran olarak başka bir oyunun içinde buluyoruz kendimizi.Değişiyoruz,değiştiriyoruz yada değiştirdiğimizi sanıyoruz bizim için yazılan senaryoyu.Kimimiz çok iyi oynuyoruz bize verilen rolü, kimimiz de figüranlıktan öteye gidemiyoruz,baştan alıyoruz sahneyi. Zaman zaman kendi oyunumuzun içinde kayboluyoruz,kimi zaman diğer oyunculara karışamıyoruz senaryo benim için yazıldı,benim istediğim gibi oyna diyemiyoruz.Mutluluk,neşe,aşk,sevgi,hüzün,keder,ayrılık,ölüm,ihanet,entrika,huzur,değişerek bazen isteğimiz dışında değiştirilerek senaryo son diyene kadar devam edecek bu,Yönetmenini bildiğimiz ancak işimize gelmediğinde yada canımızı yakan sahnelerde senaryoyu değiştirmesi için hiç bir zaman karşı karşıya olamadığımız,herkesin baş rolünü kendisinin oynadığı bir bir senaryo işte.Hayat bir sahne bizde oyuncular.Önümüze konan senaryoyu oynamaktan başka çaresi olmayan oyuncularız işte.
KİTAP İZLERİ
Kapak Kızı
Ayfer Tunç
Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku
