"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

Hağus'un Deli Memet

Eski bir zamanda köyün birinde çoban bir gün hastalanmış. Köylü Hağusun deli Memete Sana bir kilo tuz verelim bir gün çobanlık yap demiş.

yazı resim

HAĞUS'UN DELİ MEMET

Eski bir zamanda köyün birinde çoban bir gün hastalanmış. Köylü Hağusun deli Memete Sana bir kilo tuz verelim bir gün çobanlık yap demiş. Köyün saf ve budala Hağusun deli Memeti bir gün çobanlık yapıp bir kilo tuzu almış. O dönemlerde para olmadığı için para yerine karşılıklı mal alınır verilirmiş. Köylü Hağusun deli Memete sormuş Bu bir kilo tuz ile ne yapacaksın? Hağusun Mehmet Bir ev alacam, bir tarla alacam, bir çift öküz alacam, evlenecem ona altın alacam, bir inek alacam, sonra bozdurup harcıyacam demiş.

Bozdurmak için tuzu sakladığı yere bir bakmış ki tuz yok! Benim tuzumu almışlar, tuzum yerinde durmuyor, ben onu bozduracaktım, ev alacaktım, bir çift öküz alacaktım, tarla alacaktım, evlenecektim, ben şimdi ne yapacam diye feryat etmiş. Hağusun delinin bütün hayalleri orada tükenmiş tuzu öyle bir yere saklamış ki tuz nem alıp erimiş, yok olmuş.

Eski zamanlarda köylü malları birbiriyle takas ederlermiş. Tuz ise çok kıymetliymiş. Tuzu temizlerler, yıkayıp kuruturlar, sonrada değirmende öğütürlermiş. Ürünler çok emekle zorluklarla elde edildiği için kıymetliymiş.

Şefika ÜNAL (10 Temmuz 2012)

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön