"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

yazı resim

Sen gittin ya!
Gök haykırdı, yağmur ağladı..
Ben mi?
Hem gök oldum, hem yağmur..
Damlalarım su olup arkandan aktı,
Gitme diye diye yolundan aktı..
Çağlayanlara döndüm,
Peşine düştüm..
Öyle bir gittin ki!
Yetişemedim sana..

Sen, gittiğin yerde
Rüzgara bırak saçlarını;
Rüzgar olur okşarım yine.
Ay çiçeği gibi güneşe dön yüzünü,
Yüzünü okşayan güneş olurum,
Işığın olurum dünyana..
Gülüşüne dokun bir an,
Ben dokunurum gibi!
Sakın kapanma içten içe
Küstüm çiçeği gibi..
Sabahın ilk ışığında yastığına sarıl,
Umutlarına sarılır gibi..
Daha dünyaya gözünü açmadan
Sarıl umutlarına; bir an öylece kal;
Uyanmak istemeyişin olurum..
Uyanırsan bir sıgara yak!
Boşluğa bırak gözlerini;
Beni düşünmüyorsan
Dumanıyla üfle boşluklara,
Havaya karışır yok olurum..
Düşünüyorsan ya da!
Gönlüne çektiğin nefes,
Aşkına nefer, gözlerine binlerce sefer;
Sevdikçe çok olurum..
Sevdikçe çok olurum..

Dilek Kadıoğlu

]

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön