"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Eylül Kızım İnsanlığımızdan Utandık Battık

Resmine bakmaya kıyamazken küçüğüm Canına nasıl kıydılar senin küçük bebeğim Eylül kızım insanlığımızdan utandık battık Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

yazı resimYZ

Resmine bakmaya kıyamazken küçüğüm
Canına nasıl kıydılar senin küçük bebeğim
Eylül kızım insanlığımızdan utandık battık
Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

Batsın bu dünya lanet olsun böyle insanlığa
Baban seni alarak sevemezken şimdi kucağına
Şimdi nasıl gelir annen baban senin mezarına
Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

O günkü feryadın dağı taşı inletti insan duymadı
O katil şerefsiz insafa gelmedi idam sehpası kurulmadı
Bu dünyada hayallerin eremedin insanlık kalmadı
Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

Giderken küçük Eylül sinemizde açtın yara
Yüzümüz ellerimiz şimdi oldu gidişinle kapkara
Şimdi bu vahşeti laneti bilmem hangi tabip sara
Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

Gurbet ele gitseydin döner gelirdin bebeğim
Dönülmez yere gittin daha ne söyleyeyim
Gülen gözlerin artık ahirette gülecek bebeğim
Sana uzanan eli kıramadık çok üzgünüm

Mehmet Aluç / Âşık Gülveren

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön