"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Dokunamam, Asla Duyarsız Kalamam!

yazı resim

Sanki bir şuur kaybını yaşıyorum
Yavaş yavaş çekilen idraklerimde
Hayat bir tozpembe can çekilince
Kim ne dersin boş ver be denince

O an sinsi bir intiharın eşiğindeyim
Zaman durmuş hayalim nihayetmiş
Bir nerdeyim diyebilecek kadar imiş
Bütün hülyalar yavaş yavaş sönmüş

Kalan her bir an sonrasındaki nefes
Artık çaresizdir herkes alır şakın ses
Merak içindedir meçhulün peşindedir
Hazan seyrinde vah vahlar o an dizilir

İşte o an beni kuşatan göçebe ıssızlığı
Hilkatin adresini gösterirken bir sığlığı
An be an yaşarım, bir hazanın kuşattığı
Aşikârdır muhayyilemde bomboş kaldığı

Yazgılar karamıdır beyaz mı hiç bilemem
Tefekkür gerektiren işin derdine girmem
Ben zevki sefa için beklerim ar’ı neyleyim
Hayat edeb için saklanırım meyledemem

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön