"Yarın değil, bugün! Çünkü yarın dediğin şey, bugünün dününden ibarettir." – Samuel Beckett (kurgusal)"

yazı resim

Diyorsunuz ki;
Ölünce de bitmiyor ki fakirin çilesi.
Demek öyle...
O vakit zengin olmak adına
Tez zamanda,
Zatıma bahşedilen
Her türlü özelliğimi
Sadece zengin olmak
Adına sarf edeyim ki,
Fakir olmaktan kurtulayım.
Öyle ya hem dünyada rezil
Ve hem de ahirette...
Bu nasıl bir terazi ki,
Hep ağır basıyor varlık tarafına...
Şöyle bir düşündüm,
abitlerin, ariflerin,
Zahirlerin, erenlerin,
Hak aşığı velilerin
Hiç bir varlıkları olmadıkları halde,
Kanaat gibi en yüce hazinenin
Müntesibiydiler, o geldi aklıma...
Üç gün karnına açlıktan
Taş bağlayan
Bir yüce peygamber
Kendine ikram edilen her şeyi
Suffe ashabına gönderirdi
Fatıma ve ilmin kapısı Ali
İftar için bir taneye hasrettiler
Alcık öyle yüce bir duygu ki
İnsana insanüstü sıfat kazandıran
Nar’ı her zaman hatırlatan
Aşkı Cemalullah için yaşatan
Tenden maddeyi azat etmek
Her soluğun da, ona kavuşmak
Ne derler kaygısını silkip atmak
İşte böyle bir şeydir yokluk
Bakıyorum etrafıma...
Hiç kimsede bir yamalıklı
Urba göremiyorum...
Herhalde bu konuda sizinle
Biraz farklı düşünüyoruz...
Ama şiiriniz gayet güzel
Ve keyif vericiydi... Tebrikler...

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön