"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"

Davista İle Sohbet... (Xv) .

yazı resimYZ

-Hanım;
-Söyle Davista..
-Neden suskunsun?
-Yorgunum Davista..
-Yorgunluk değil bu yüreğini açsana
-Şöylemi demeli şimdi;
Hoşça kal dostum, hoşça kal. Aşkım, kalbimdesin. Ayrılmamız da bir kader. Çok geçmeden bir araya gelecek olmamız da. Hoşça kal: el sıkışmaya gücüm yok. Üzülmek, kaş çatmak yok. Şu anda ölmek yeni bir şey değil. Çünkü yaşamak da yeni değil.
-Daha açıl Hanım;
-Veya Şöylemi?
Herkes kaçtı her şey bitti, öyleyse beni odun ateşinin üzerine koyun; Şölen bitti ve fenerler söndü.
-Daha deş yaranı Hanım;
-Şöylemi demeli yoksa? Beni haklamaya çalıştılar fakat ben daha önce davrandım!
-Hanım anlamıyorum,biraz daha ipucu
-O zaman şöyle nida etmeli;
İki insanın bizim olduğumuzdan daha mutlu olabileceğini düşünmüyorum. ..
Veya;
Artık sabahı da kaplıyor acı
Veya;
Bir yüksekliğin, bir başıma olduğum bir yüksekliğin en ucundayım. İnemiyorum. Yaşayamıyorum. Ölemiyorum.
Veya;
içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür
Veya;
Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın / hepiniz mezarısınız kendinizin
-Yine anlamadım Hanım;
-Daha Ölmedik Davista;Yenilgi kabul edilmedikçe Gelmez..İzin Vermeyeceğim
Ama Yine de YorgunumDoğduğum gün kadar!

KİTAP İZLERİ

Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir

Kemal Tahir’in İşgal İstanbul’unda Parçalanan Bir Ruhun Portresi Bir imparatorluk çökerken geride kalanların ruhunda açılan yaraları, bir ulusun en karanlık anlarında kendi kimliğini nasıl aradığını
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön