"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Bindik Bir Alamete...

İlla ateşe körükle gitmemiz mi gerek?.. Ne lüzum var bu yapay gerginliklere? Bu gerginlikler, ülkenin başka alanlarda kullanabileceği enerjiyi israf etmiyor mu?

yazı resim

Bu millet,bu ülke ne zaman huzurlu günler görecek?

Ya da görecek mi?

Televizyonları izliyoruz,gazatelere göz atıyoruz.

Bir gerginlik bir gerginlik...

Burnundan soluyan soluyana.

Hava kurşun gibi ağır.

Meselelerimiz var,hem de çok...

Bunlara soğukkanlı yaklaşma alışkanlığımız ise maalesef hiç yok.

Birbirimizi anlayamaz mıyız?

Daha serinkanlı,daha hoşgörülü davranamaz mıyız?

İlla ateşe körükle gitmemiz mi gerek?..

Ne lüzum var bu yapay gerginliklere?

Bu gerginlikler ülkenin başka alanlarda kullanabileceği enerjiyi

israf etmiyor mu?

İnsanımızın gelecekle ilgili umutlarının üzerine tuz biber ekmiyor mu?

Savaş baltalarını çıkarmamız mı lazım?

Her uyandığımız gün,bugün hangi krizler bizi bekliyor? diye endişeli bir bekleyişimiz

ne zaman sona erecek?

Dalgalı mı olacak denizlerimiz hep?Sütliman bir engin göremeyecek miyiz?

Kaderimiz mi bu?

Ve bundan nasıl kurtaracağız kendimizi?

Bir bilen var mı?

Ben bilmiyorum açıkcası…
Bindik bir alamete…

KİTAP İZLERİ

Barbarın Kahkahası

Sema Kaygusuz

Barbarın Kahkahası: Bir Toplumun Tatil Maketi Bir yaz tatilinden beklentimiz nedir? Güneş, deniz ve belki biraz da huzur. Oysa Sema Kaygusuz'un 2016 Yunus Nadi Roman
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön