"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

Ben Melemez'de Değil, Girit'imdeyim

yazı resim

Dağların arasından
Yukarı çıkınca..
Tepeye kurulmuş köye vardık...
Melemez'e....
Sıcak bir karşılama
Sarılmalar, gülüşler
Çiçek, çiçek...
Yanaklarda gamzeler.
Açılan, saran kollar
Hazırlanan sofralar...
Maratalı kurufasulye
Hortalar zümrüt yeşili
Kadehlerimizde,
Yakut rengi Krasiler...
Yoğurtlu etin serinlettiği
Ağızlar...
Yemek sonrası gelen
Dayılar, yengeler...
Hoşgeldini hiç bu kadar
Candan duymamıştım...
Gülen gözlerde.
Girit'imin güzelinin
Dedesi...Benim de dedem
İsmail dedemizin,
Lyra'sından dökülen
Ahenkli müzik...
Arada yarı Giritçe
Yarı Türkçe söylenen
Mandinadesler.
Lyra'dan bazen yumuşak,
Bazen hırçın gelen sesler
Ve eşliğinde yapılan danslar..
Sıçrayarak tempolu..
Ayak sesleri,
Güm..güm kalbimin sesi.
Sanki İsmail dedemin çaldığı
Lyra'da, dedem uzun İbrahim'in
Ayaklarını vura ..vura oynayışı..
Evin balkonundan baktığımda
Tepeler arasında,
Yeşermiş, filizlenmiş bağlar...
Bahçelerde turp otları, vuruvezler
Maratalar,Askolibruslar...
Bakınca dağların, tepelerine
Tarlalarına...
Hayır dedim ben Melemez'de değil
Giriti'imdeyim.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön