"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Ben Bu Gece Uyumam

yazı resim

Ben bu gece uyumam, yatak diken döşeli
Yangınların içinde, bir yaralı çocuğum.
Bir yanımda yaralı anam döver bağrını
Dudakları su bilmez oğlu şehit düşeli
Açtığım kapıların her birinden kan akar
Huzuruma küskünüm, uykularım can yakar.

Ben bu gece uyumam, başıma dağlar indi
Ebrehe’nin tankları zulüm saçar dünyaya
El kadar huzurumu, saçıp savurdum şimdi
Ebabiller nerede, hangi inde uykuda
Bana diken yataklar, onlara huzur verir
Bilmem ne zaman Mevla, emir verip gönderir.

Ben bu gece uyumam, sevgilim bittim burda
Hayallerim kan rengi, umudum yanık kokar
Düşüncemde yoksun sen, yerini o kız aldı
Şarapnel yarasıyla, o kız yanar gönlümde
Kör olası gözlerim, başka nereye bakar
O kız çeşme başında, eteğinden kan yıkar

Ben bu gece uyumam, ne gözler var uykusuz
Yavrusuna sarılmış, korku dolu yürekler
Ağrısına ağlayıp, bu gece yanacağım
Acıya susuz kalbim, bu gam derdi tetikler
Öldürün ben öleyim, her çocuğun yerine
Zerre korku düşmesin, kan dolu gözlerine

Ben bu gece uyumam, ilk defa adam gibi
Bir gece yaşayarak, kan inecek gözümden.
Bana değecek kurşun, beni vuracak tanklar
Dualarım yağacak, ehli küfrün üstüne
Önümde peygamberim, meleklerde bayraklar.
Aczimi haykırırken, yüreğim korku saklar
Kalkın ayağa yeter, ey inanmış korkaklar.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön