"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

yazı resim

Bir ayrılık günüydü yaşadığımız
Dillerin söylemeye cesaret edemediği
Kelimelerin tüm anlamını yitirdiği
Ve sen ağlıyordun çıldırmıştım
Nasıl bırakıp gidecektim seni
Gözlerinden süzülen gözyaşlarını titreyen dudaklarımla öptüm
Bir ayrılık günüydü yaşadığımız
Azrail'i bekler gibiydi kalplerimiz
Prangaya benzeyen ellerimiz
Nasıl bırakacaktı parmaklarımız
Fakat bitmeliydi bu işkence gitmeliydim
Yavaşça çektim ellerimi ellerinden
Ağlayan gözlerin yere bakıyordu
Kapıya doğru yaklaştığım an işte o an
Tekrar botynuma sarıldın gitme diyordun biraz daha dur
Deyerini bilmediğimiz saatlerin dakikalarına bağlamıştık kendimizi
Bir sigara daha içmemi istedin
Son sigaramda gözlerinde bitti
Mutluluk o an elimizden çup gitti
Son defa sarıldığında boynuma
Ayakta duran bedenim aldattı seni
Yıkılmıştım çünki tıpkı bir ağaç gibi
Bir ayrılk günüydü yaşadığımız
Attığım her adımda senden uzaklaşırken
Bilsen ne çok istedim geri dönmeyi
Seni buradan alıp götürmeyi
Yapamadım yapamazdım kara gözlüm
Şimdi seninle gezdiğimiz o sahildeyim
İçimden suskun çığlıklar atıyorum
Ve unutamıcamı bile bile
Seni unutmaya çalışıyorum......

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön