"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Adı mı? Yok İşte

yazı resim

]
Tükenmişken ömrü bin dokuzyüz seksen sekizin,
henüz nefes almaya gücüm varken,
azlarla-azınlıklarla-
sevebilmeye-ve hatta-
tüm yalanlara inat,Pollyannacılık oynarken inatla!
inanabiliyorsan bir öğücüğün uğuruna
bakışlardaki manasızlığa,
söylenmiş tüm yalanlara,
inançsızlığa ve tüm aldatılışlara,aldanışlara,
göz yumabiliyorsa tüm dünya
yoksam artık şarkılarda,adım anlamını yitirmişse,
lügatında barındırmıyorsan
gelmiyorsa söylemek içinden
gördüğünde bir kıvılcım hissetmiyorsan yüreğinde
sarmıyorsa tüm bedenini bir ateş
küçük bir kırlangıç kanatlanmıyorsa kalbinden
umuda,sevgiye ve bana doğru
adına yasak konmuş kitaplar okurken anımsamıyorsan gözlerimi
ve yine yasaklı inceden bir türkü geldiğinde kulağına
yakmıyorsa özlem gözlerini
uzak şehirlerin yalnızlığına içerlemiyorsan,
zor gelmiyorsa ayrılık
yoksa kavuşmanın mutluluğuna ümidin bir gün
direnmek zor geliyorsa zora,zorluklara,
geceleri çığlık olmuyorsa uzaklara sesin
haykırarak söylemek gelmiyorsa içinden
söyleyemiyorsan kurallara inat, diyemiyorsan
''seviyorum seni''
yokluğuna sürgün ediyorum kırağılaşmış kalbini
gün gelir de bir gün acırsa için
aniden ve sebepsiz;
sadece adımı an
sessiz,çaresiz ve bensiz....

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön