"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

Acının Besmelesi

Daha âşık olmadan ölen genç kızlar ve delikanlılar gördüm Babalar gördüm öfkeden Analar gördüm acıdan Çocuklar gördüm gözyaşından Yakılan köyler gördüm ateşten Ve köysüz köylüler gördüm kimliksiz bir ülkede...

yazı resim

Çok uzun bir yoldan geldim Marmara
Yorgunum
Hikâyelerim var daha yazmadığım
İmgesiz şiirlerim var bıçak ağzı keskinliğinde
Durun hepsini anlatacağım
Kimsenin beni anlamasını beklemiyorum zaten
Çok uzun bir yoldan geldim
Oradan, çocukluğumu unuttuğum ülkeden

Daha âşık olmadan ölen genç kızlar ve delikanlılar gördüm
Babalar gördüm öfkeden
Analar gördüm acıdan
Çocuklar gördüm gözyaşından
Yakılan köyler gördüm ateşten
Ve köysüz köylüler gördüm kimliksiz bir ülkede

Durun hepsini anlatacağım, beni anlamanızı beklemiyorum zaten
Ateşten düşlerin olduğu bir ülkede doğdum
Yıkık kentleri vardı, sokakları kan renginde
Her taşın altında ölüm çıkıyordu
Nakış nakış işlenen, bir eski zaman kilimiydi acı
Konuşmak yasaktı kendi dilinde
Bilmediğin bir dilde dayatılıyordu
Temeli yalan ve zulüm üzerine kurulu mutluluk hayali

Durun hepsini anlatacağım…
Ölüm sehpalarını kurmuştu caniler
Umutlarını darağacında boğuyorlardı yaşamın
Azıkları kin müjdeleri ölümdü
Cehennem karanlığındaydı yürekleri
Hayatta kopardıkları her çiçek yeniden açıyordu
Bu da çıldırtıyordu ölümünün temsilcilerini
Daha çok kan, daha çok gözyaşı istiyordu sürüngenler

Durun daha başlamadım anlatmaya
Bu sadece bir besmeleydi söze başlarken…Murat Özgöl

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön