..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dilerim, tüm yaşamınız boyunca yaşarsınız. -Swift
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > gürsel çolakoğlu




7 Mart 2011
Devlet Adamına Öğüt...  
gürsel çolakoğlu
“Olduğun işte gerçek değerine göre davranıp, giyside, hizmet adamlarında ve gösterişte ifrata (aşırıya) gitmeyeler”.


:BJHI:
Defterdar Sarı Mehmet Paşa “Devlet Adamlarına Öğütler”* adlı kitabın yazarı. 1714 ile 1717 tarihleri arasında yazılmış bir kitap bu. Okuduğunuz da içindekilerin günümüzde de geçerli olduğunu görmek düşünebilen insanları umutsuzluğa sürüklüyor adeta.
Sarı Mehmet paşa kitabı yazarken acaba bugünü ne kadar ve ne ölçüde hayal edebilmişti bilinmez, ama vicdan sahibi devlet adamlığının nasıl olması gerektiğini hatırlatacak öğütleri var kitabında. Fakat vicdanı olmayanlara nasıl öğüt verilebilir ki. O öğütlerden önce belki de öğretilmesi gereken; “vicdan sahibi nasıl olunur ve niçin vicdan sahibi olunmalıdır” değil mi?
***
“Dünya makamı aldığında o yer için bahta güvenerek sakın ola böbürlenme ve makamda olmadığın içinde elem ve keder çekme” diyor yazar. Hadi bakalım bunun günümüzde geçerli olmadığını söyleyin.
Sonra şöyle diyor paşa; “Olduğun işte gerçek değerine göre davranıp, giyside, hizmet adamlarında ve gösterişte ifrata (aşırıya) gitmeyeler”. Yazarın bu öğüdüne naçizane bir katkımız da bizim olsun; sabah ne giyeceğini, saçlarını nasıl tarayacağını, takım elbisesinin rengine uygun olan sigarayı nasıl temin edeceği gibi hususları düşünmeye ayıracağı zamanın esas işine ayıracağı zamandan fazla olması gerekir bir idarecinin. Hem idareciliğin hem de adamlığın giyim kuşamla olabileceğini düşünenlereydi bu cümle.
Devam ediyor paşa; “dışını süsleme ki dış süsü içi harap olmaktan olur. Zenginliğe ve dünya makamına mağrur olma. Kalbin her zaman hazin ve vücudun uryan, gözlerin ağlayıcı ve işin halis, duan yalvarıcı ve elbisen eski ve hafif gerek”.
“Makamları belli mevki sahibi kimselere vereler, dünyada olup bitenlerden haberdar olmayıp başaramayacak olanlara vermeyeler. Kayırma, rica ve yahut rüşvetle iş vermeyeler.”
Bu nasihatinde günümüzle ne alakası var diyebilir misiniz?
1714 yılında yazılan bu kitapta bir ilginç cümle daha; “gerçi bu zamanda sadık dost gayet azdır, hemen hemen yok gibidir. Ancak rahatlık zamanında lezzet almak için yaklaşırlar”. Buyurun! Nereden nereye. Çevrenize bir bakın bakalım değişen neler?
Osmanlı o çöküş dönemlerinde bu devlet adamını ve öğütlerini belli ki hiç dikkate almamış… Üstelik bu devlet adamını Selanik valisi bulunduğu sırada “Vilayet halkını tazyik etmekle” suçlandırılarak tutuklayıp daha sonrada başka suçlamaları da ilave edip idam etmişler. Başı İstanbul’a getirilmiş, vücudu ise Kavala da gömülmüş.
O meşhur atasözümüz “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” Defterdar Sarı Mehmet paşa’nın döneminde pek bilinmiyordu herhalde. Doğruyu söyleyeni köyden kovmamış bulunduğu köye gömmüşler.
İdam edilen bu Paşanın kitabının son cümlesi ise ”Yüce Tanrı, devletimin mutlular bahçesini, güzel tedbirler süpürgesiyle, hainlerin taarruz çörçöpünden arı kılsın ve temizlesin” şeklindedir. Yapabileceğimiz sadece bu cümleye “Amin” demekle mi kalacak.

* Devlet adamlarına öğütler, Defterdar Sarı Mehmet Paşa, (Sadeleştiren H.Ragıp Uğural, Kültür Bakanlığı yayınları.
(Gürsel ÇOLAKOĞLU -Karadeniz Gazetesi, Şubat-2007)



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Issızlıkta...
Anneler ve Şehitleri...

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kadınım Yalnızlık Kokuyordu...
Vitrin Gibi Hisseden...
Gelincik Çiçeklerini Gözyaşıyla Sulamak...
Aynaya Yorgunca Bakan Kadın...
Anlamsızlıklarla Kavga Etmiyorum Artık
Gardiyan Gölgeler...
Emekçi Olmayan Kadın Var mı?
Deve Kuşundan Özür Diliyorum.
Düğün Mevsimi ve Havai Fişekler...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ah... [Şiir]
Solduk Ama Ölmeyeceğiz... [Şiir]
Damla Gibi... [Şiir]
Bir Çınar Altında Mesela... [Şiir]
Feleğin İşbirlikçisine... [Şiir]
Aşure Gibi Biri İşte... [Şiir]
İsyanım Var... [Şiir]
Libya'dan... [Şiir]
Merhaba Arkadaşım... [Şiir]
Anne İşte... [Şiir]


gürsel çolakoğlu kimdir?

gurselc@hotmail. com


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © gürsel çolakoğlu, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.