"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Bir Sabahın Güneşinde

yazı resim

BİR SABAHIN GÜNEŞİNDE

Bir yolculuk gibi hayatta
Bakıyorum bir otobüsün camından
Solan hayatlara.
Her yerde patlıyor bir bomba,
Bir hayat...
Teker teker yitiyor canlar
Bir bir son oluyor hayatlar.

Nefes almak bile zorken
Göz açıp kapamak bile yetmiyorken
Patlıyor her hayatın acıları bedeninde
Avuçlarda eriyor yürekler
En aydınlık bir sabahta
Kör oluyor gözler
Sebebi bile belli olmayan bir sonuçta.

Düştü bu gün yürekler toprağa
Kaybettik hayat savaşını...
Ben ise kaçıyorum acılar şehrinden
Bir otobüsün kurtardığı hayatımla.
Yüreğimde bir acı baş vermesin.
Bir yalnızlıkta solmayayım diye...

Yeni hayatlarda yeni sevgiler bulmaya
Terki diyar eyliyorum
Gaddar bir şehirdeki,
Gaddar bir dünyayı...
Ardımda patlayan hayatlara bakamadan
Ağlamanın vakti olmadığını bilerek
Ürkerek kaçıyorum
Mutlulukların yandığı bir ütopyadan
Bir sabahın güneşinde...
] ]

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön