"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"

yazı resimYZ

Sen yokken...
Her aydınlığın güneşi,
Her karanlığın geceyi beklediği gibi
Bekliyorum seni.
Çamurlu yanından yürüyorum yolun
Sebepli sebepsiz her şeye küfrediyorum

Sen yokken...
Yaralarımı sarmaya çalışmıyorum.
Yeniden kanatıyorum
Kabuk bağlamaya yüz tutan yerlerini.
Seviyorum kanamasını
Sen kanattığın için.

Sen yokken...
Yalnız dikenlerini görüyorum
Yedi veren gül ağacının.
Her şey, her yer zavallı.
Düşman oluyoruz yüreğimle birbirimize.

Sen yokken...
Elime el değse de
Bir elden öteye geçmiyor.
El ele değince halbu ki
Yürek yüreğe dokunmalı,
Dalında güller açmalı,
Güle bülbüller konmalı.
Yokluğunda olmuyor bunlar.
İçli şiirler,
Ayrılık kokan şarkılar dinliyorum.

Sen yokken...
Ben de olamıyorum.
Bir beceriksizlik dolaşıyor ellerime,
Bir acemilik ayaklarıma.
Ne sensiz yapabiliyorum,
Ne sana gelebiliyorum,
Ne de
Ne de sensiz ölebiliyorum...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön