..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan kendini bilmeli. Gerçeği keşfetmeye yaramasa da, yaşamayı öğretiyor. Ve bundan daha güzel birşey yok. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Eğitim > M.NİHAT MALKOÇ




29 Ocak 2005
Şâirlerin Gözüyle Öğretmen  
M.NİHAT MALKOÇ
Şairler, yaşadığı toplumun gözü,kulağı,sesi ve dilidir.Cemiyette ne yaşanıyorsa,insanların duygu,düşünce ve eğilimleri ne yönde cereyan ediyorsa, bu söz ustalarının dizelerine yansır.


:CAJB:
Şairler, yaşadığı toplumun gözü,kulağı,sesi ve dilidir.Cemiyette ne yaşanıyorsa,insanların duygu,düşünce ve eğilimleri ne yönde cereyan ediyorsa, bu söz ustalarının dizelerine yansır.Bir milleti tanımak istiyorsanız öncelikle o milletin yüreği hükmünde olan şâirlerine kulak vermelisiniz.Bu her konuda geçerli bir kıstastır kanaatimce.Bunu dikkate alarak milletimizin öğretmenlere bakış açısını şâirlerimizin mısralarından yola çıkarak belirlemeye çalışacağız.
Türk milleti kadar öğretmenine sahip çıkan,onu yücelten ve el üstünde tutan başka bir millet yoktur sanırım.Çünkü öğretmen onların gözünde sadece bilgi aktaran bir vasıta değildir.Özellikle köylerde görev yapan öğretmenler,her türlü meselede görüşüne başvurulacak birinci kişidir orada yaşayan halk için…Çocuğun mu hastalandı,koş öğretmene!..Mutlak bir bildiği vardır.Bahçende ekinlere kırağı mı vurdu…Öğretmen bir yolunu bulur aydınlatır seni bu hususta…Dinî konularda takıldığın meseleler mi var.Sor öğretmene…Öğretmene her şeyi bilen âlim gözüyle bakılır bu yerlerde….Şairlerimiz de aynı kanaattedir.Ne diyordu Öğretmen Marşı’nın şairi eski bir öğretmen ve müfettiş olan İsmail Hikmet Ertaylan genç ve yaşlı bütün öğretmenlere:
“ Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.
Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.”
Türk gencinin durma,dinlenme gibi bir lüksü yok.Çünkü muasır medeniyet seviyesine yükselmek için buna mecburuz.Zira Avrupa ülkeleri ve ABD’den en az elli yıl geriden geliyoruz.Bu açığı kapatmak için öğretmen ve öğrencilerimize çok büyük vazifeler düşüyor.Cahilliği kovmak,hatta boğmak zorundayız.Bunun için evvelâ öğrenmeli,ardından öğretmeliyiz bildiklerimizi.Çünkü yurdumuzu yüceltmeye yemin ettik bir kere.Bu yeminin dönüşü yok biline!...Bu yoldan dönmek felâkete davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir zaten…Öğrenciler bu hususta kendilerini öğretmenlerine teslim etmişlerdir.Bununla ilgili olarak bir öğrencinin öğretmenine teslimiyetini anlatan şu mısralar ne kadar anlamlıdır:
“Ben bir gülüm, sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin
Mis kokarsam hüner senin
Ama bir de soldurursan
Günah senin, günah senin
Öğretmenim.”
Öğretmenin sorumluluğu çok büyüktür şüphesiz.Vicdanı hassas olan kişilerin bu yükü lâyıkıyla taşıması sanıldığı kadar kolay değildir elbette.Onun içindir ki öğretmenin mesaisi okulla sınırlı kalmaz.Asıl iş eve taşınır.Günün yorgunluğunun üstüne eklenen bu külfet, tatlı bir haz verir sorumluluğunun idrakinde olan eğitim neferlerine.Öğretmeni yücelten de şefkat,sevgi ve merhametle yoğrulan bu bakış açısı değil midir?Böyle olmasaydı bu güzide insanların öteki kişilerden ne farkı kalırdı?Öğretmenin gecesi gündüzü öğrencilerini düşünmekle geçer.Onlara bir kelime daha öğretmenin hesabını yaparlar durmadan.Öyle ki ölüm döşeğinde bile öğrencilerinin yanı başında olmasını isterler.Ceyhun Atıf Kansu bu hakikati, ölüm döşeğinde can vermek üzere olan bir öğretmenin ağzından ve gerçek hayattan alınan bir anekdota dayanarak ,şirinde bakın nasıl dile getiriyor:
“Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
Son bir ders vereceğim onlara.
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.”
Kimin aklına gelir ölüm meleğine hesap verirken bu ulvî hisleri terennüm etmek!...Bunu yaşamak için yaptığı işin farkında olan şuurlu bir öğretmen olmak gerek.Öğretmen sıfatını taşımak, kurşundan bir yükü sırtlamaktan farsızdır.Cennetten bir köşe görünümünde olan ülkemiz böyle öğretmenlerin omuzlarında yükselecektir.Ülkemiz yükseldikçe öğretmenler halkın gözünde büyüdükçe büyüyecektir.Böylece Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesi ideali hakikat olacaktır.Sözlerimi Atatürk’ün bu hususta söylediği şu mânâlı vecizeyle sonlandırıyorum:
“Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde ettiği kazanımlar sönük kalır. Milletimizi geçek mutluluğa, kurtuluşa ulaştırmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak, bir an önce büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluluğunda bulunduğumuzu inkâr edemeyiz.”

e-mektup: mnihatmalkoc@hotmail.com




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın eğitim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Okul ve Hapishane
İlköğretim Okulları ve 100 Temel Eser
Öğretmenler Günü
Hocam Bener Cordan
Öğretmenlik Andı'na Sadakat
Hayri Gür"ün Ardından…
Geleceğe Yatırım

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Arif Nihat Asya'nın Doğumunun 100. Yılı
Gevheri'nin Hayatı ve Şiirleri
Vatan Sevgisi İmandandır
Yusuf Has Hacip'in Şâirlere Bakışı
Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı
Yapraklar Dökülür Kasımlarda!..
Veremle Savaş
Bir On Kasım Sabahı
Memleket Havası ve Köprübaşı Tv Sitesi
Sabrın Sonu Selâmet

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
Sevdası Olan Yorulmaz [Şiir]
Âh Baba Âh!.. [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Milli Mücadele'nin Yüzüncü Yılı Marşı [Şiir]
Öğretmenin Dünyası [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.